ALACAHÖYÜK VE HATTUŞA HAKKINDA
Kimliğimizin vazgeçilmez unsurlarıdır, kültürel ve doğal mirasımız.
Geçmişimizden bize kalan mirasla yaşar ve sonra bu mirası çocuklarımıza devrederiz.
UNESCO, 1972 yılından beri, dünya üzerinde insanlık için değerleri öne çıkmış
kültürel ve doğal zenginlikleri tanıtmak ve korumak amacıyla, Dünya Mirası
Listesi'ni hazırlıyor.
Bu listenin amacı sadece belli isimlerin sıralanması değil. Bu program doğrultusunda,
Dünya Mirası seçilerek listeye geçen değerlerin korunması ve bakımı için
gerekli fonların bulunması ve bu yerlerin içinde bulundukları ülkelerce de
korunmasının sağlanması amaçlanıyor.
Türkiye, Dünya Miras Listesi'nde en fazla yere sahip ülkelerden biri.
Şu anda listede, Dünya Miras Sözleşmesi'ne imza atmış 114 ülkeden 582 yer
bulunuyor.
445'i kültürel, 117'si doğal ve 20'si hem kültürel hem de tarihi olan bu 582
zenginliğin 9'u Türkiye'de.
Türkiye'nin 1983 yılında imza attığı sözleşme sonucunda, Dünya Miras Listesi'ne
Türkiye'den giren yerler, yıllarına göre şu şekilde sıralanıyor;
1985 Tarihi dokusuyla İstanbul
1985 Göreme Milli Parkı ve Kapadokya
1985 Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası
1986 Hattuşaş- Boğazköy
1987 Nemrut Dağı
1988 Xanthos-Letoon
1988 Hieropolis-Pamukkale
1994 Safranbolu
1998 Truva Arkeolojik Sit Alanı
ALACAHÖYÜK
Cumhuriyet döneminin ilk kazılarındandır. M.Ö. IV. bin ortasından günümüze kadar sürekli iskan mevcuttur. Höyükte 4 kültür katı tespit edilmiştir. Kalkolotik çağa ait olan iskanın üzerinden Tunçun yaygın olarak kullanılmasından dolayı Anadolu'da Eski Tunç çağı olarak bilinen III. bin tabakaları gelir ve Alacahöyük bu buluntuları ile bu devrin önemli temsilcileridir. Altın, gümüş, elektron gibi kıymetli madenlerden yapılma eşyalara sahip bu çağa ait 13 mezar ortaya çıkartılmıştır. Çok zengin buluntulardan dolayı kral veya prens mezarı olarak adlandırılmaktadır. Bu mezarlarda ortak hediye "Güneş Kursları" olarak bilinen dini amblemlerdir.
Hitit imparatorluk çağı yerleşimine ait sfenksli kapı şehrin güneyindedir Girişin iki tarafını süsleyen kabartmalar Hitit dini törenlerinden birini tasvir etmektedir. Höyük'ün kuzeybatısında da potern yer almaktadır. Ören yeri içerisinde bir de müze mevcuttur.
Ayrıca; Alaca İlçesinde Pazarlı, Büyük Güllücek, Eskiyapar; Kalınkaya, Mahmudiye köylerinde başta Eski Tunç çağı olmak üzere Hitit, Firik çağlarına ait eserler mevcuttur
HATTUŞA (BOĞAZKALE)
BOĞAZKÖY (HATTUŞA) ÖRENYERLERİ: Anadolu'da ilk kez organize devlet kuran Hititlerin başkenti alan Boğazköy (Hattuşa), dağlık engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olup, Çorum'a uzaklığı 82 km'dir.
Boğazköy'ün gerçek tarihi M.Ö. 1900'den az sonra başlar. Geç Hitit ve Asur belgelerinden öğrendiğimize göre şehrin Hattuş'tu ve Pijusti adlı bir kralla son bulan hanedanın merkezi idi. M.Ö. 19 ve 18. yy. da Hitit öncesi burada Hattilerin yanı sıra Asurlu tüccarlarda konaklamaktaydılar. Hattuşa'da Asurlu tüccarların ticaret yaptıkları KARUM (Pazar yeri) da bulunmaktaydı.
Boğazköy M.Ö. 1700'lerden M.Ö. 1200 yıllarına kadar Hitit İmparatorluğunun Başkenti olma özelliğini korumuştur. İlk Hitit Kralı alarak Hattuşaş'lı anlamına gelen Hattuşili'yi görüyoruz.
Kentin asıl merkezini Büyük kale teşkil eder. Büyük kalenin kuzey batı yamacında Hitit imparatorluk devri özel evleri ile Büyük Mabedin yer aldığı aşağı şehir bulunmaktadır. Şehrin güney kısmını teşkil eden yukarı şehir M.Ö. 13.yy. kralları tarafından yapılmış sandık tipi surla çevrilmiştir. Bu surda Kral Kapısı, Potern, Sfenksli Kapı, Arslanlı Kapı yer almaktadır. Yukarı şehir içinde Yenice Kale ve Sarıkale tahkim edilmiş olarak yapılmıştır.
Antik Hattuşa harabeleri ile Yazılıkaya açık hava mabedi birer açık hava müzesi olarak önem taşımakta olup, ayrıca; Milli Park projesi kapsamına alınmış ve Dünya Kültür Mirası listesine de dahil edilmiştir
YAZILIKAYA AÇIK HAVA MABEDİ: Günümüzde yazılıkaya adı ile bilinen Hitit İmparatorluğunun Açık hava Mabedi Hattuşa'nın 2 km kuzeydoğusunda yer almaktadır.Yazılıkaya, üstü açık bir kaya mabedi olup, bu mabet içinde Hitit Pantheonu (Tanrılar Ailesi)'nin kabartmaları yer almaktadır. Büyük ve küçük galeri olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Büyük galerinin batı duvarı Tanrı kabartmalarıyla, doğu duvarı ise Tanrıça kabartmalarıyla süslenmiştir. Bu galeri Hitit Kralı III. Hattuşili tarafından yaptırılmıştır.
KAPILIKAYA KAYA MEZARI: Laçin ilçe merkezinin kuzeyinde ve 5 km uzakta Kırkdilim Mevkii'nde oldukça sarp, kayalık olan ve akarsuyun derin vadiler oluşturduğu engebeli arazi üzerinde kuzeye doğru uzanan bir kaya blokunun burun kısmının kuzey batı köşesinde yer almaktadır.Komutan İKEZİOS'a ait Helenistik dönem kaya mezarı olup, M.Ö. II: yüzyıla tarihlenmektedir. Çay seviyesinden 65 metre yükseklikteki kaya mezarının yamuk biçimli bir podyum zemini vardır. Bu podyumdan 8 basamaklı merdivenle ikinci platforma, oradan da 12 basamaklı merdivenle mezar önündeki podyuma geçilmektedir
İSKİLİP KAYA MEZARI: İskilip ilçesi merkezinden 100 metre yükseklikteki tabii bir kaya üzerine inşa edilmiştir. Kalenin güney ve güney doğusunda Roma dönemine ait kaya mezarları bulunmaktadır. Başlıklarda bulunan bilezikler üzerine oturmuş birer aslan figürü ile, sütün başlıkları üzerindeki üçgen alınlık içerisinde de yatar durumda karşılıklı kanatlı iki insan figürü vardır.